Deniz kokusunun hafif hafif otobüsün açık camından içeri dolduğu o serin sonbahar akşamını hâlâ hatırlıyorum. Yakın arkadaşımla birlikte katıldık, özellikle Marmaris’te sahile yakın bir kafede içtiğimiz sade Türk kahvesi turun küçük ama en keyifli anlarından biriydi; fincanın kenarına yapışan ince kahve telvesine kadar hâlâ gözümün önünde. Otobüsler rahattı, gece yolculuklarında battaniye gerekmedi ama ince bir hırka iyi oldu. Rehberin Ege kıyılarıyla ilgili tarih anlatımları yerindeydi, ne çok uzun ne sıkıcı. Fethiye ve Ölüdeniz günlerinde serin sonbahar güneşi tam kararındaydı, denize girmek için cesaret isteyen bir hava vardı ama manzara için gayet idealdi. Birkaç durakta otobüsten inerken gereksiz yere beklediğimiz anlar oldu, özellikle Kekova tekne turu öncesi kısa bir organizasyon karmaşası yaşandı, fakat genel akışı çok bozmadı. Akşamları otelde yarım pansiyon kapsamında verilen yemekler lezzet olarak beklentimi karşıladı; özellikle çorbanın sıcaklığı gün boyu gezdikten sonra iyi geldi. Öğle yemekleri dahil olmadığı için ara duraklarda hızlıca karar vermek gerekiyor, yanınıza küçük atıştırmalık almak mantıklı olabilir. Sonbaharda Ege ve Akdeniz kıyılarını görmek isteyenler için tempolu ama yorucu olmayan, dengeli bir programdı.